Ekim zamanı

Issız ve karanlık bir yerde açtım gözlerimi. En son hatırladığım da zaten karanlıktı. Karanlık ve kalabalık bir çuvalın içi. Şimdi ise karanlık ve yalnızlık dolu bir kuyudayım sanki. Işığı arayanlardan olmak yetmezdi bana. Işığı bulanlardan olmam gerekti. İşte o an bastı ayaklarım yere, o an kök saldım toprağa. Kafamı kaldırdım, karanlığı deldim. Işığı gördüm, kendimi gördüm. Benim gibi olanları, karanlığı yarıp göğe uzananları gördüm.

Benim gibi yeşil, iki yapraklı filizlerle kaplı dümdüz bir toprak parçası.

Ben, buğday tanesi. Hikayem daha yeni başlıyordu.

Buğday Kitap

‘’ İlim'e Can İnsan'a Heyecan ‘’